Kayıtlar

SEREBRAL PALSİ

Serebral Palsi, erken yaşlarda görülen ve insana, hayatı boyunca bazı hareket güçlükleri yaşatabilen beyin hasarı sebebiyle oluşan bir rahatsızlıktır. Annenin kontrol altına alınamayan bazı kronik hastalıkları (tansiyon,şeker, guatr gibi), annenin geçirdiği bazı enfeksiyon hastalıkları, sürekli kullanmak zorunda olduğu bazı ilaçlar bebeğin sağlığını etkileyebilir. Bebeğin boynuna kordon dolanması veya doğum eyleminin normalden uzun sürmesi gibi sebeplerle beynin oksijensiz kalması, erken doğumlar (özellikle 32. haftadan önce), düşük ağırlıklı bebekler (1.500 gr. altında) gibi nedenler. Beyin -beyin zarının iltihabı, beyin kanaması, uzun süren ve yüksek seviyede seyreden yeni doğan sarılıkları Serebral Palsi’nin doğum sonrasındaki oluşum sebepleri arasında sayılabilir. Bu çocuklarda açlık ve susuzluklarını belirtmede yetersizlik, çiğneme problemleri, kendi kendine beslenme yetersizliği, gastroözefajial reflü gibi gıda alımını kısıtlayan nedenlerden dolayı büyüme geriliği, vücut...

HEPATİK ENSEFALOPATİ VE BESLENME TEDAVİSİ

Resim
Siroz; zararlı etmenlerin(alkol, viral hepatit – özellikle alkol-) uzun süreli etkisi sonucu nekroz, yangı, fibroz, nodüler rejenerasyon ve vasküler anastomoz oluşmasının az çok eş zamanlı olarak geliştiği bir hastalıktır . Asit, spontal bakteriyal peritonit, varis kanaması, hepatik ensefalopati, hepatoselüler karsinom, hepatorenal sendrom sirozun komplikasyonlarıdır. Hepatik ensefalopati; sindirim kanalında meydana gelen kanamanın kalınbağırsağa gönderilen protein miktarındaki artışa neden olması ve yetmezliğe uğramış karaciğerin amonyumu (NH ₃↔ NH ₄ ) üreye yeterince dönüştürememesi sonucu hiperamonyakemi oluşur. Bu da kısmen hepatik ensefalopatiden sorumludur. Tablo 1. Hepatik ensefalopatinin sınıflaması Tipi Tanımı A Akut KC yetmezliği ile ilişkili ensefalopati B Portosistemik bypassla ilgili ancak intirinsik hepatoselüler hastalıklarla ilgili olmayan ensefalopaati C Siroz veya portal hipertansiyonla ilişkili ensefalopati Tablo 2. Hepatik ensef...

HESAB ETMEDİKLERİMİZ

Resim
HESAB ETMEDİKLERİMİZ!!! Eminim hepimizin çevresinde kendi çabasıyla, diyetisyen veya doktor yardımıyla kilo vermeye çalışan kişiler vardır. Hepsi enerji kısıtlaması uygulamaya çalışıyordur, eskisine göre daha az enerji almaya çabalıyorlardır. Bunun için de yapmaları gereken temel şey olan besin tüketim kontrolünü az ya da çok başarmaya çalışıyorlardır. Evet, kilo vermek için etkili ve doğru adımı atmış oluyorlar; ama sadece yediklerimiz mi bize enerji veriyor? Besin tüketimini azaltarak kilo verebilir miyiz?   Tek başına bu yeterli bir adım mı? Yediği besinleri tek tek yazıp, nerede fazla yediğini bulmaya çalışan pek çok birey vardır. Peki içtikleri şeyler??? Pek çoğumuzun su niyetine içtiği sıvılar çok mu masum gözüküyor? Besin tüketimini kontrol altına alamayan bir bireyin tek başına sporla, bölgesel incelmeyle ya da buna benzer diğer işlemlerle istediği kiloya ulaşması ve kilosunu başarıyla muhafaza edebilmesi pek mümkün değildir. Sadece gıda alımını kontrol edebilmek kil...

OLMAZSA OLMAZ!!!

Resim
Bir bireyin hayatını devam ettirebilmesi için BESLENMESİ, sağlıklı bir şekilde hayatını devam ettirebilmesi için ise YETERLİ VE DENGELİ BESLENMESİ gerekir. Yeterli ve dengeli beslenebilmek için ihtiyacımız olan kadar enerji, protein, yağ, karbonhidrat, vitamin, mineral ve su almamız şarttır. Et, yumurta, süt, kurubaklagiller… temel protein; ekmek, makarna, pilav, patates… temel karbonhidrat;   ceviz, fındık, zeytin… temel yağ; sebzeler ve meyveler ise temel vitamin- mineral kaynaklarıdır. Yediğimiz her besinde karbonhidrat, protein, yağ, vitamin- mineral bulunur. Vejetaryen olan biri hayatını sağlıklı bir şekilde devam ettirebilir; çünkü kendisi için gerekli olan proteini kurubaklagillerden sağlayabilir. Ya da meyve yemeyen kişi, vitamin- mineral gereksinimini etten, ekmekten sağlayarak hayatını sürdürebilir; ancak SU içmeyen biri YAŞAYAMAZ… Tabii ki ette, sütte, meyvede, sebzede… kısacası her besinde su bulunmaktadır; ancak tükettiğimiz besinlerin içerisindeki su miktarı ihti...

KURBAN BAYRAMI

Resim
KURBAN BAYRAMI Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de özel günler diğer günlerden farklıdır. Bu günlerde tüm aile bireyleri bir araya gelir, akraba ziyaretleri artar… Tüm bunların yanında gün içerisinde tükettiğimiz besinlerin miktarları artar ve beslenme çeşitliliğimiz azalır. Belli besin gruplarını tüketmeye ağırlık veririz. Bunların başında da hamur işleri, tatlılar ve et gelmektedir. Özellikle Kurban Bayramında bu üç grubun da tüketiminde ciddi artışlar görülmektedir. Dünya mutfakları arasında üst sıralarda yer alan Türk Mutfağı’nda kebaplar geniş yer tutmaktadır. Şüphesiz Kurban Bayramı değince birçoğumuzun aklına et gelmektedir. Kırmızı et iyi bir protein ve B ₁₂ kaynağıdır. Tüketimi çok önemlidir; ancak kolesterol içeriklerinin yüksek olduğunu göz önünde bulundurarak her zaman olduğu gibi dikkat etmemiz gereken şey miktardır.   Etler sadece bizim için değil aynı zamanda bakteriler için de ideal bir besindir. İçerdiği besin ögeleri (karbonhidrat, protein vb),...

KARDİYOVSKÜLER HASTALIKLAR VE BESLENME

Resim
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde en fazla görülen hastalıklardan bir tanesi de aterosklerozdur.   Vücudumuzdaki damarlar üç katandan oluşmuştur. En içteki intima tabakasında endotel hücreler bulunmaktadır. Bu hücreler damarın permeabilitesini, kan akımını..düzenlemektedirler. Aterosklerozun patogenezi genel olarak bu endotel hücrelerin harabiyeti (zarar görmesi, işlevlerini yerine getirememesi) olarak açıklanmaktadır. Peki ne oluyor da bu hücreler zarar görüyor? Hiperlipidemi ( kanda yağların normalden daha fazla olması), sigara içme, diabetes mellitus (şeker hastalığı), hiperhomosisteinemi, yaş, cinsiyet (erkeklerde ateroskleroz daha fala görülmektedir.) endotel hücrelerde harabiyete nede olmaktadır.   Hasara uğramış endotel hücrelerde lipid permeabilitesi ( geçirgenlik) artar. Trombositlerin kümeleşmesi artar. İntima tabakasına gelen monositler makrofajlara dönüşür v oksijen radikalleri salınır. Bunun sonucunda da nitrik oksit görevini (trombosit ve monositin end...

OKUL ZAMANINDA BESLENME

Resim
Kronik hastalıklar yetişkinlik döneminden itibaren yaşantımızı olumsuz etkilemeye başlamasına rağmen aslında temelleri çocukluk dönemine dayanmaktadır.   Bundan dolayı okul çağındaki çocukların yeterli ve dengeli beslenmesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazanması çok önemlidir. Çocukların yemek yeme alışkanlığı kazanmasında ailedeki büyüklerin özellikle de annenin tutumu önemlidir. Öğrenmenin anahtarı: Kahvaltı yapmak Yapılan çalışmalar kahvaltı yapmadan okula giden çocukların kahvaltı yapan çocuklara göre daha başarısız olduğunu göstermektedir. Çocuğunuza kahvaltı alışkanlığı kazandırmak için öncelikle sizlerin ona iyi bir rol model olmanız gerekmektedir. Çocuğunuzun sabah kahvaltı yapması için; ·          Çok tok kalkmasını engellemelisiniz. Bunun için yatmadan bir buçuk iki saat önce yemek yeme işlemini bitirmesini sağlayın. ·          Siz ve çocuğunuz 10 dk daha erken kalkın...